Almanya’da Gece Duş Almak Yasak Mı? Bir Kayseri’den Almanya’ya Uzanan Yolculuk
Her şey, Almanya’daki ilk günümde başladı. O kadar uzak, o kadar yabancı bir dünyada, bir yabancı gibi hissettiğimi hatırlıyorum. Kayseri’de, sabahları güneş doğarken uyanıp kahvemi içip, iş yerime giderken ne kadar sıradan bir hayatım vardı, burada ise her şey bambaşkaydı. Almanya’ya ilk gidişimde, her şeyin yolunda gideceğini düşünmüştüm. Ama çok geçmeden, hayatımda hiç beklemediğim kadar büyük bir soru ile karşılaştım: “Almanya’da gece duş almak yasak mı?”
İlk başta bu soru bana gülünç geldi, ama o kadar ciddiyetle sorulmuştu ki… Almanya’daki hayatımda karşılaştığım en garip, ama bir o kadar da öğretici sorulardan biriydi. İronik bir şekilde, bu küçük soru, aslında çok daha büyük bir hayal kırıklığının kapılarını aralamama neden olmuştu.
Bir Sabah Kayseri’de ve Bir Akşam Almanya’da
Kayseri’de her şey çok düzenliydi. Hayatım sabah 7’de uyanmak, kahvemi içmek, işe gitmek, akşam 6’da eve dönmek, kitap okumak ve bir şekilde günü tamamlamak üzerine kuruluydu. Ama burada, Almanya’da, her şey farklıydı. İlk başlarda, sabahları her şeyin düzenli olması gerektiğini düşünüp akşamları bile erken yatmaya çalışıyordum. Ama zamanla fark ettim ki, burada “her şey farklı”ydı ve işler öyle basit değildi.
Bir akşam, birkaç hafta sonra, akşam yemeğimi yedikten sonra biraz rahatlamak için duş almaya karar verdim. Sıcak suyun altında dinlenmek, Kayseri’deki huzurlu akşamlarımdan bir parça olsun arta kalan bir şey gibiydi. O an birden kapı çaldı. İnanmazsınız ama, kapıyı açtığımda karşımdaki kişi gerçekten bana gece duş almanın yasak olup olmadığını sormuştu.
“Gece duş almak yasak mı Almanya’da?” sorusu tam da o an, kaybolmuş hissettiğim bir günün ortasında bana sorulmuştu. O kadar yorgundum ki, inanır mısınız? O an gözlerim dolmuştu. O kadar garip bir şeydi ki bu, hani Kayseri’deki en küçük dertlerin bile bıçak gibi kesildiği bir günde, burada birinin bana gece duş almanın yasak olup olmadığını sorması beni nasıl etkileyebilirdi ki?
İçimde o an bir hayal kırıklığı oluştu. Hayatımda ilk kez, yalnız hissetmiştim. Yani, burada olmanın nedenini hala tam olarak bulamamışken, böyle bir soru gerçekten kafamı karıştırmıştı. “Böyle saçma bir şey nasıl olabilir ki?” diye içimden geçirdim, ama o soruyu duydum ve anladım ki, belki de buradaki yaşam tarzı bana çok yabancıydı.
Almanya’da Gece Duş Almanın Yasak Olması Ne Anlama Geliyor?
Bir süre sonra bu soruyu takıntı haline getirdim. Çevremdeki insanlara sordum, her birinin yanıtı başka bir yerden geliyordu. Kimi, Almanya’daki sakinliği ve sessizliği çok sevdiğini söyledi. “Gece duş almak, çünkü binaların ses yalıtımı o kadar iyi değil, çevrenin rahatsız olmaması için gece geç saatte banyo yapılmaması gerekiyor” diye açıklamıştı biri. Bir başkası, “Yok, yasak değil de, kültürel olarak çok hoş karşılanmaz” dedi. O an ne hissettiğimi anlatamam; bir yanda hayal kırıklığı, diğer yanda merakla karışmış bir kafa karışıklığı vardı.
Düşüncelerimi toparlamaya çalıştım. Gece duş almak bana neden bu kadar önemli olmuştu? Kayseri’de, her gece duş alırken çok basit bir şeydi ama burada, Almanya’da, böyle bir sorunun bu kadar büyük hale gelmesi bambaşka bir anlam taşıyordu. Kafamda çeşitli senaryolar canlanmaya başlamıştı. Bir tarafta Türkiye’de gece duş almanın, evin içinde kendine ait bir alan yaratmanın rahatlığı vardı; diğer tarafta ise Almanya’daki sessiz, düzenli dünyasında bu eylem “hoş karşılanmaz” ya da “uygunsuz” olarak görülüyordu.
İlk başta, bu soruyu sadece tuhaf bir şey olarak kabul etmek istedim, ama ne zaman yalnız kalsam, bu sorunun içimde bıraktığı boşluk giderek büyüdü. Belki de burada, insanlarla etkileşime geçerken, farklı kültürlerin farklı kurallarına ayak uydurmak daha zor oluyordu. Kayseri’de, kendi evimde, tek başıma gece duş almanın getirdiği basit mutluluğu nasıl anlatabilirdim ki?
Kayseri’den Almanya’ya Geçen Yalnızlık
Bu olay bana yalnızlıkla ilgili başka bir şey de öğretti. Kayseri’deki düzenli hayatımda her şey ne kadar tanıdıktı, buradaki hayat o kadar yabancıydı. Ama yalnızlık, sadece fiziksel mesafeyle değil, aynı zamanda kültürel farklılıklarla da bağlantılıydı. Bir yanda evim, Kayseri’deki güvencem vardı, diğer yanda ise Almanya’daki bu yabancı ortamda bir şekilde kendimi yalnız hissediyordum.
Gece duş almak bana, aslında sadece bir fiziksel temizlikten fazlasını ifade ettiğini fark ettirdi. O an, Almanya’daki bambaşka bir kültürün, bana Kayseri’deki duygusal güvenliğimi hatırlatmadığına üzülüyordum. Kayseri’de, her gece duş alırken rahatlıkla kendi düşüncelerimi özgür bırakırken, burada, bir yabancı olarak, bu tür basit bir eylemde bile kurallara uymak zorunda kaldığımı hissediyordum. Her şeyin biraz daha dikkatli ve kontrollü olması gerektiği bu yeni dünyada, yalnız hissettiğimde, belki de basit bir gece duşunun bile bana kattığı o eski güveni özlüyordum.
Sonuçta Ne Oldu?
Bir süre sonra, gece duş almanın yasak olmadığını, aslında yalnızca ses konusunda hassasiyetlerin olduğunu öğrendim. Birçok kişi, binaların duvarlarının ince olduğunu ve sesin geçebileceğini belirtti. Bu, evet, bir kültürel farktı. Almanya’da, gece geç saatte yapılan gürültü, sessizliğe alışmış bir toplum için gerçekten problem olabilir. Ama işin garip tarafı, bir yanda yalnızlıkla mücadele ederken, bir diğer yanda bu basit kuralı anlamaya çalışmak beni biraz daha sakinleştirdi.
Kayseri’deki akşamlarımı özlesem de, burada aldığım bu ders, aslında büyümek ve farklı kültürlere saygı duymakla ilgiliydi. Gece duş almanın yasak olmaması, aslında burada bulunduğum sürede aldığım önemli bir dersin de simgesiydi: Her yerde kendine ait bir düzen vardır. Bu düzeni öğrenmek, adaptasyon sürecinin ilk adımıydı. Ve belki de bu sürecin sonunda, kendimi Almanya’da evimdeymiş gibi hissedebileceğim.