Perdeler ve Boraks: Hayatımın Temizlenmesi
Bazen hayat, tıpkı kirli bir perde gibi olur. Biriken tozlar, üst üste yığılan anılar, gözle görülmeyen lekeler. İşte o zaman, bir şeylerin değişmesi gerekir. Temizlik, yalnızca fiziki bir eylem değil, duygusal bir yenilenme hissidir. Kayseri’de, soğuk bir kış sabahı, bu değişimi arayarak başladım. Evet, belki biraz da gözlerim yaşlı, yorgun bir şekilde… Ama o sabah, her şey değişecekti.
Bir Perde, Bir Anı
Evin salonu, annemle birlikte yıllardır yaşadığım en özel yerdi. Perdeler, solmuştu. Eskiden pembe olanlar şimdi griye çalan bir renk almış, yılların verdiği tozla ağırlaşmıştı. Annem bu perdeleri her zaman çok severdi. Onları yıkarken, bir yandan eski zamanlardan, evimizin eski halinden bahsederdi. Ama şimdi… annemin olmadığı o günlerde, o perdelere bakmak acıtıyordu. Ya da belki acıttığını düşündüğüm şey, zamanın hızla geçmesi ve annemin hâlâ çok uzakta olmasıydı.
Bir sabah, her zamanki gibi evde tek başımaydım. Perdeleri yıkamak üzereyim, ama eski temizlik alışkanlıklarım artık bana yeterli gelmiyordu. O eski deterjanlardan, sabunlardan bir fark olmalıydı. Beni, temizlikle ilgili derin düşüncelere sürükleyen o an, aklıma boraks geldi. Sosyal medyada çokça gördüğüm, ‘mucizevi’ temizlik ürünlerinden biri olan boraksla ilgili yazılar kafamı kurcalıyordu.
Bir Çare, Bir İhtimal
Kayseri’nin soğuk sabahlarında, azıcık güneş ışığının içeri girmesini görmek ne kadar güzelse, o güneşin perdeye vuruşuyla beliren tozlar da bir o kadar can sıkıcıydı. Aniden aklıma, “Boraksla perde yıkanır mı?” sorusu geldi. Gerçekten mi? Boraks? Temizlik için tek başına yeterli olacak mıydı? Hem de eski perdelerim için? Ama bir şeyler değişmeliydi; bu değişimi, temizlikle başlatmak istiyordum.
Yavaşça odadaki eşyaların arasına göz attım. Annemin yaptığı her şeyin o kadar kalıcı olduğunu düşündüğüm bir anda, her şeyin geçici olduğunu fark ettim. Belki de o kadar zaman geçmişti ki, ben de kaybolan her şeyin yerine yeni bir şey koymayı istemiştim. Ama bu yalnızca temizlikti. Gerçek değişim için önce kendi içimde bir şeyleri temizlemem gerekebilirdi.
Temizlik, İçsel Bir Yolculuk
Perdeleri çıkarıp su dolu leğene bıraktım. Boraksı ekledim. Ardından suyu karıştırmaya başladım. Deterjan, sabun, herhangi bir şey kullanmadan, bu tuhaf beyaz tozu deneyimlemek… Bir anda aklımda yılların anıları şekil buldu. Anlamadığım bir şekilde, bu basit temizlik eylemi bana sadece dışarıyı değil, içimi de temizleyecekmiş gibi hissettirdi. Sanki annemin yokluğunda bu perdelere bir şeyler katmaya çalışıyordum; belki geçmişi bir kenara bırakmak, belki de perdeleri yeniden parlatmak.
O an, gözlerim doldu. Hem temizlik yapmak hem de boraksla ilgili bilmediğim her şeyi araştırmak, bana ne kadar huzur veriyordu! Gerçekten bir şeyleri değiştirmek için bazen sadece küçük bir hareket yapmak yeterli olabiliyordu. Boraksla perde yıkamak, belki de bunun sadece ilk adımıydı.
Gözlerim Artık Daha Temiz
Perdeler yıkandı, asıldı. Sonra güneş ışığı onlara vurmaya başladı. O an, içimdeki tıkanmışlıkların, eskimiş duyguların bir nebze olsun temizlendiğini hissettim. Her bir katman, her bir kırışıklık silindi, çünkü hayatımı kirleten her şey, bir şekilde geride kalıyordu. Geriye yalnızca kendim kalıyordum.
Kayseri’de bir kış sabahı, boraksla perde yıkamanın çok daha fazlası olduğunu fark ettim. Bu basit temizlik, her şeyin yeniden düzenlenmesi gibi bir his uyandırdı. Bazen, hayatı temizlikle değiştiremeyiz belki, ama dışarıdaki dünyayı temizlerken içsel dünyamız da bir şekilde düzenleniyor.
Perdeler asıldı, oda artık çok farklı görünüyordu. Ama belki de daha önemlisi, ben çok farklı hissediyordum. Bu temizlik bana bir şeyler kazandırmıştı. Daha önce hissetmediğim kadar umutluydum. Boraksla perde yıkamanın, aslında hayatı nasıl yeniden şekillendirebileceğini anladım.
Bir sonraki temizlik, belki de içimde yapmam gereken bir adım olurdu. Ama şimdilik, bu sabahı ve boraksla yıkanan perdeleri hatırlayacağım.