Soğutma Sisteminde Basınç Kontrolü ve Servis İşlemleri: Öğrenmenin Dönüştürücü Gücüyle Bir Bakış Bir eğitimci olarak sınıfa her adım attığımda, bilginin yalnızca teknik bir aktarım değil, aynı zamanda insanın düşünme biçimini değiştiren bir güç olduğunu hatırlarım. Öğrenmek; formülleri ezberlemekten, cihaz isimlerini bilmekten çok daha öte bir şeydir. Gerçek öğrenme, bir konunun özünü kavramak, onu yaşamla ilişkilendirmek ve bu farkındalıkla düşünmeyi sürdürmektir. Bu anlayışla, bugün teknik bir kavramı –“soğutma sisteminde basınç kontrolü ve servis işlemleri için kullanılan aksesuarı”– pedagojik bir mercekten inceleyelim. Teknik Bilgiden Anlam Üretmeye: Soğutma Sistemlerine Eğitimsel Bir Yaklaşım Soğutma sistemleri, günümüz yaşamının görünmeyen kahramanlarıdır. Evlerimizdeki buzdolaplarından endüstriyel tesislerdeki dev…
Yorum BırakKategori: Makaleler
Kamu hukuku kaça ayrılır? “Sınırları çizip geçmek” kolaycılığına meydan okuyan bir yazı Şunu en baştan söyleyeyim: “Kamu hukuku kaça ayrılır?” sorusuna tek bir doğru sayı aramak, hukuku ezbere indirgeyen konforlu bir tuzak. Üniversite amfisinde işe yarayan bu şablon, gerçek hayatta iktidarın kullanımını, idarenin iç içe geçmiş işlemlerini ve yurttaşın kırılgan haklarını açıklamakta çoğu kez yetersiz kalıyor. Bu yazı tartışma çıkarsın istiyorum: Kamu hukukunu kaç parçaya bölmenin bize somut bir faydası var mı, yoksa görmemiz gereken çatlakları mı kapatıyor? Klasik cevap: Anayasa Hukuku, İdare Hukuku, Ceza Hukuku, Vergi (Mali) Hukuku, Devletler Umumî (Uluslararası Kamu) Hukuku; çoğu listede bunlara yargılama/usul dalları (Ceza…
Yorum BırakKurutulmuş Gülden Gül Suyu Olur Mu? Tarihsel Bir Bakış Geçmişi anlamadan, günümüze dair gerçek bir kavrayışa sahip olamayız. Tarih, her dönemin kendine özgü kırılma noktalarını, toplumsal dönüşümlerini ve bu dönüşümlerin ardında yatan derin anlamları içerir. Günümüzde, gül suyu gibi eski geleneksel ürünler, modern hayatın hızlı temposuna rağmen hala popülerliğini korur. Ama bir soru var ki, geçmişle bugünü harmanlamadan yanıtlanamayacak kadar ilginç: Kurutulmuş gülden gül suyu olur mu? Bu soruya cevabımızı ararken, gülün tarih boyunca insanlıkla nasıl bir ilişki kurduğunu, nasıl bir dönüşüm geçirdiğini ve bu dönüşümün günümüzle nasıl bir bağ kurduğunu keşfetmeye çalışacağız. Gül, sadece bir çiçek değil; estetik, tıp,…
Yorum BırakSeçimler, Kaynaklar ve Mekânın Ekonomisi: Karaağaç Mahallesi Nereye Bağlı? Bir ekonomist için her soru, ister bir piyasa verisi ister bir coğrafi konum olsun, aslında kaynakların sınırlılığı ve seçimlerin sonuçları üzerine düşünmenin başka bir yoludur. “Karaağaç Mahallesi nereye bağlı?” sorusu, yüzeyde yalnızca idari bir bilgi talebi gibi görünse de, derinlemesine incelendiğinde ekonomik, toplumsal ve mekânsal ilişkilerin karmaşık ağını anlamamızı sağlar. Çünkü her mahallenin bağlı olduğu yer, aslında onun ekonomik kimliğini belirleyen bir tercihler sisteminin ürünüdür. Ekonomik Coğrafyanın Mantığı: Mekânın Değeri Nasıl Belirlenir? Ekonomi bilimi, mekânı yalnızca fiziki bir alan olarak değil, değer üreten bir faktör olarak görür. Karaağaç Mahallesi’nin bağlı olduğu…
6 YorumGözyaşı Bezine Ne İsim Verilir? Öğrenmenin Biyolojisinden Pedagojisine Uzanan Bir Yolculuk Bir eğitimci olarak her zaman şuna inanırım: Öğrenme, insanın kendisini yeniden keşfetme yolculuğudur. Bazen bir kavram, bazen bir kelime, bazen de bir biyolojik gerçek, bizi düşünmeye davet eder. “Gözyaşı bezine ne isim verilir?” sorusu da bu türden bir fırsattır. Yüzeyde biyolojik bir bilgi gibi görünse de, derinlemesine bakıldığında öğrenmenin, duygunun ve insan olmanın iç içe geçtiği bir hikâyeyi anlatır. Çünkü gözyaşı sadece bir sıvı değil; duyguların, farkındalığın ve öğrenmenin sembolüdür. Gözyaşı Bezi Nedir ve Ne İşe Yapar? Bilimsel olarak “gözyaşı bezi”ne lakrimal bez (Latince adıyla glandula lacrimalis) denir. Bu…
14 YorumBir Kaptanın Yolculuğu: Maaştan Daha Fazlası Rüzgârla Başlayan Hayaller: Kaptan Olmanın Hikâyesi Bazı hikâyeler para ile ölçülemez; içinde tutku, sabır, özlem ve fedakârlık barındırır. Bu da onlardan biri… Çocukken sahil kasabasında büyüyen Ali’nin gözleri her akşam batarken ufka takılırdı. Denizin üzerinde kaybolan gemileri izler, “Bir gün ben de o gemilerden birinin kaptanı olacağım.” derdi. Hayallerine giden yol kolay olmadı; fırtınalarla boğuştu, limanlarda bekledi, ailesinden uzak geceler geçirdi. Ama bir gün geldi, “Kaptan Ali” olarak anılmaya başladı. Erkeklerin Stratejisi, Kadınların Empatisi Ali’nin yanında çalışan genç ikinci kaptan Elif, bambaşka bir bakış açısıyla mesleğe yaklaşırdı. Ali gibi çözüm odaklı, stratejik planlamalarla gemiyi…
14 YorumGüler Yüzlü Nasıl Yazılır? Antropolojik Bir Perspektif Farklı kültürler, her bir insanın hayatına anlam katan özgün ritüelleri, sembolleri ve toplumsal yapılarıyla şekillenir. İnsanlık tarihinin derinliklerinden gelen bu çeşitlilik, yüz ifadelerimizde ve davranışlarımızda da kendini gösterir. Bir antropolog olarak, insan yüzünün en temel ve evrensel ifadelerinden biri olan gülümseme üzerine düşünmek, yalnızca bireysel değil, aynı zamanda toplumsal ve kültürel kimliklerin inşasına dair çok şey anlatır. Gülümseme: Evrensel Bir Sembol Gülümseme, yalnızca bireysel bir duygu ifadesi olmanın ötesinde, bir kültürün insanları arasındaki bağları kuran evrensel bir semboldür. Ancak, bu basit hareketin anlamı ve kullanımı kültürden kültüre farklılıklar gösterir. Güler yüzlü olmak, yalnızca…
12 YorumGrotesk Tiyatro Ne Demek? Öğrenmenin Dönüştürücü Sahnesi Bir eğitimci için her sahne, bir sınıftır; her karakter, bir öğrenen; her diyalog, bir düşünme fırsatıdır. Öğrenme, yalnızca bilgi edinmek değil, duyguların, algıların ve değerlerin yeniden biçimlenmesidir. Bu bağlamda “grotesk tiyatro” yalnızca bir sanat biçimi değil, pedagojik olarak dönüştürücü bir deneyimdir. Çünkü grotesk tiyatro, alışılmışın konfor alanını sarsar; öğretir ama rahatsız ederek öğretir. İşte bu yazıda, grotesk tiyatronun ne olduğunu, nasıl düşündürdüğünü ve eğitimle nasıl kesiştiğini ele alacağız. Çünkü bazen bir öğrencinin en çok öğrendiği an, şaşırdığı ya da afalladığı andır. Grotesk Kavramının Pedagojik Temelleri Grotesk kelimesi, ilk olarak Rönesans döneminde “garip, tuhaf,…
10 YorumErkekler Namaz Kılarken Kâmet Getirmek Zorunda mı? | Küresel İnançların Yerel Yansımaları Kimi konular vardır ki sadece bir “evet” ya da “hayır”la geçiştirilemez. “Erkekler namaz kılarken kâmet getirmek zorunda mı?” sorusu da bunlardan biri. Çünkü bu soru, yalnızca bir dini kural meselesi değil; kültürlerin, geleneklerin ve bireysel inanç deneyimlerinin kesiştiği bir alan. Gelin, bu konuyu hem dünyanın farklı köşelerinden hem de bizim topraklarımızdan bir bakışla inceleyelim. — Küresel Perspektif: İnançların Ortak Ritmi İslam dünyasında kâmet, namazın hemen öncesinde getirilen bir çağrı, bir hazırlık. Ancak bu çağrının uygulanışı coğrafyadan coğrafyaya değişiyor. Endonezya’da imamın sesiyle yankılanan melodik bir kâmet duyarsınız; Pakistan’da cami…
8 YorumDünyada Kaç Çeşit Böcek Var? Bir Hikâyenin İçinde Saklı Gerçek Bazı sorular vardır, çocukken merakla sorarız ama büyüdükçe önemini unuturuz. “Gökyüzünde kaç yıldız var?” gibi… Ya da bugün üzerine konuşacağımız, küçücük ama evren kadar büyük bir soru: “Dünyada kaç çeşit böcek var?” Bu yazıda bu sorunun cevabını sadece rakamlarla değil, bir hikâyeyle birlikte keşfedeceğiz. Çünkü bazen bilgi, ancak kalbe dokunduğunda akılda kalır. Bir Ormanda Başlayan Merak Ormanın kenarında, iki eski dost buluştu. Biri mühendis gibi düşünen, stratejik planların adamı Emir, diğeri doğayla konuşur gibi yaşayan, empatisiyle tanınan Elif. Yıllar sonra bir doğa yürüyüşünde karşılaşmışlardı. Emir’in elinde bir not defteri, Elif’inse…
6 Yorum